Kayıtlar

sıkıldın. bunaldın. terapiye mi ihtiyacın var? gel vataaaandaaaaaas gel

Resim
herkese merhabalarrrrr :)
bir önceki yazımdan yola çıkarak sıkılıp daralan; ruhu bunalan; bir türlü problemlerini atlatamayan, üstünden atlayıp küfürü basıp of be yeter diyemeyen; terapiye ihtiyaç duyan insanlardansın sen de çok iyi biliyorsun bunu :)

mutluluğu arayış yolumdu benim buralara gelmek. mutluluk nedir; nerde yakaladığını düşünürsün "expectation happiness in Manchester" bu bloğun teması bebeklerim.

ama mutluluk ne şehir değiştirmek ne ülke değiştirmek ne de iş değiştirmek. bunların hepsi bir nebze iyi geliyor kabul. hatta oh nefes aldım diyorsun kabul. ama iç gıdıklayan bir sorunun varsa hiç biri fayda etmez. bir blogda okumuştum; yola çıkmadan önce bütün iç çatışmalarınızı yapın kendinizle barışın öyle yola çıkın diyordu. haklıymış. bende bir olay var mesela. ben olmadı kabul edip beynimi ve kalbimi zorlamayım diyorum otomatikman. üstünü örtme hastalığı var bende. hemen kuma gömüveriyorum olan biteni ve sabah uyanınca bir şey yokmuş gibi devam ediyorum hayata.

Yo…

İngiltere'de "para" kavramı

Resim
Sözlerime Mc Donalds'ta yan masadaki ingilizleri stalklarken başlıyorum. tanrım ne kadan da güzel konuşuyorlar...
az önce size M&S Simple Food ve Tesco marketlerinden video çekip elimden geldiğince edit yaptım. Marketlerin tıka basa dolu olması az buçuk bir şeylerden bahsetmeme engel olamadı. tüm o gazeteciymişim de kalite kontrol yapıyormuşum gibi tuhaf tuhaf bakan insanlara rağmen hem de :)

Buyrunuz Video burada;






Ancak benim bugün bahsetmek istediğim genel olarak "para". burda para kavramını çözemedik biz arkadaş. Burada asgari ücret nerdeyse 1500 gbp/ay. Türkiye'de ise biliyorsunuz 1800 civarıydı geçen 2018de. ikisini aynı kefeye koyamıyorsun ama. iki ülkede de asgari ücretle alabildiğin şeyler arasında daaaaaağlar kadar fark var.
- Burada asgari ücretinin yarısını bile vermeden Opel Corsa otomatik vites ikinci el araba alıyorsun.
Türkiye'de 900 TL'ye araba alabiliyor musun?

-Burada asgari ücretli maaşınla 188 kg kıyma alabiliyorsun.
Türkiye'de 38 …

"napıyo bu kız orda amk?!"

Resim
Napıyo bu kız orda amk?! bu soruyu benim için siz de kendinize soruyorsunuz hadi itiraf edin.
hatta bazılarınız direk instagramdan mesaj atıyor bu ara. siz ne yapıyorsunuz da gittiniz; hiç de çalışmıyor gibisiniz?......

buyrunuuuuzzzzzz bu kız ne yapıyorrrr lan sorusuna yanıt arayalım bugün :)

öncelikle iş hayatımda ki köklü değişikliği neden yaptım?
- memnun edemediğin hasta ruhlardan uzaklaşmak için,
- iletişim kuramayan insanlardan öööööğ geldiği için,
- kalp rahatsızlığım son zamanlarda iyice tetiklendiği için,
- pozitifliğimi yine de koruyayım neşe saçayım diye kıçımı yırtarken çişimi bile tutamaz hale geldiğim için.

dı dım dı dımmm....

evet son madde doğru. sadece kendi ofis çalışma arkadaşlarıma açtığım bir mevzuydu bu. ya ben çişimi tutamaz hale geldim bir anda; nedendir diye soruyordum. çok sık tuvalete çıkma isteğiyle sıfır çiş arasında tuhaf bir deneyimdi. yaklaşık 2.5 ay sürdü; ve doktora gitmedim. biliyordum psikolojik olduğunu, kendimi tanıyorum.

bakınız hayat size limon…

Siz de ingilizleşemeyenlerden misiniz?

Resim
Selamın aleyküüüüümmmmmmm!!!

girişimden anlayacağınız üzere başlığı neden attığımı da anlamışsınızdır :)

Kolay gelsin hacı abi diyemedikten sonra;
Geçmiş olsun canım yaaa diyemedikten sonra;
hayırlı olsun dostum diyemedikten sonra;
inşallah-maşallah- Allah belanı vermesin e mi diyemedikten sonra istediğin kadar Ingilizce konuştuğunu zannet- hep bir şeyler eksik :)))

Mesela sevgili eşim parkta tanıştığımız bir aileye Mila'nın bir an önce okula gitmesi gerektiğinden bahsetmeye çalışırken "She is boring" dedi. aile hööö? diye kaldı. kızımızın ne kadar sıkıcı olduğunu basit bir kelime hatasıyla söylemiş olduk aferin bize ahahahaha.. she is bored bebeğim.

Ev sahibimiz Garry bizi ziyarete geldiğinde de dün 7 km yürümüşüm diye bahsederken, "I walked 7 km tomorrow" dedi de beynim ağrıdı. yarın mı yürümüştü? dün mü? what the fffff?

tense hataları değil mühim olan kelime hataları :))

bir de telafuz hataları var aklımda kalan.
ev sahibimize eşyaları İKEA'dan sipariş v…

Okula sepetledim !!

Resim
Sevgili pek muhterem okuyucu.
Bu başlığı okuyup çocuğu okula gönderip keyif yaptığımı sanıyorsan gözlerini iyice aç ve oku.
Öyle olmadı. Henüz...

İngiltere'de işler şöyle.
4 yaşına kadar çocuğunu ister yarım gün ister tam gün nursery'ye gönderebiliyorsun. devlet yarım gün için ücretini karşılıyor hatta.
4 yaşına geldiğinde de 5 yaşına kadar tam gün nursery ücretini karşılıyor.
5 yaşında primary school'a yani ilk okula başlıyor tam gün ve tabiki okullar ücretsiz.
burada özel okul var mı? tabiki. Çok zengin arkadaşlarım bile devlet okuluna gönderiyor ama. Çocuğunda anlama bozukluğu varsa, ya da duyusal bir rahatsızlığı varsa -sağırlık gibi- anca o zaman özel okula özel eğitim için gönderiyorsunuz.

Zaten sırf bu sebeple geldik buraya. daha önceki yazılardan okuduysanız...

Şuan Mila tam 2 yaşında olduğu için, ben eylüle kadar onu nasıl olabildiğince okul ortamına ve dile adapte ederim diye arayış içindeydim. eylülde tatilden döndüğümüzde yarım gün nursery'e başlatmak istiy…

Güven oralara tekrar ugrar mı? Bir arkadaşa bakıp çıkar mı yoksa?

Resim
Sözlerime güzel türk kahvemden bir yudum alıp Mila'nın arakladığım çikolatasından bir ısırıkla başlıyorum.

oğlum biz nasıl insanlar olup çıktık lan?

biraz dışarı çıkartın başınızı ve pencereye uzaktan bakın. anca aydınlanıyorum, gözümdeki perde kalkıyor.

öncelikle söyleyeyim bu bir boklama, yüceltme yazısı değil. gardınızı kuşanmayın. zira hemen dediğim sakatlar kervanından sayarım sizi.

Bilen bilir kendi işimizi kurduk; Peevv Leather. Ancak bir sıkıntı var ki; insan faktörü. İnsanlarla bu kadar kontak halinde olmamız satışa dönüştürme olasılığını yüzde yüz arttırıyor. Ancakkkk.... gelelim o "insan" faktörüne.

Social proof'u çok yüksek olan bir marka olmamıza rağmen - insanlarda hep bir tereddüt. vay efendim ya biz biber-domates gönderirsek cüzdan yerine.... bu demek yarabbim!
ne zaman bu kadar negatif, bu kadar inançsız, hep benci olduk? ne kadar kandırdık birbirimizi ve bu hale geldik; neden....

karşılıklı güveni milletçe bayaaaaaaaaa bi sene önce yitirmişiz yavaş …

Komşum Luke'a söylüyorum, gelinim sen anla.

Resim
Sevgili mahallem Chorlton!
Buralar biz yokken hep dutluktu demek isterdim ki her gelen komşuyu önce ben bilir tanırdım. babamın yaptığı gibi balkonda oturup birine mi bakmıştınız sizi tanıyamadım diyim. siz mahallemizin kızına mı asılıyonuz hayırdır diyim mesela. hayırdır misafiriniz mi vardı gece, bir sürü araba gelmişti size diyim. pilavlı makrubeye çağırayım falan yani anladın sen beni ey stalker.

Ama gel gelelim yeniyiz. henüz 4 gün oldu kendi evimize yerleştiğimiz. Komşulardan bi haberken dün akşam 22:00 sularında gitar seronomisine kulak misafiri olduk.. Söz yok sadece gitar çalarak bir melodiye eşlik ediyorlar hep bir ağızdan. ne derler hani , neydi o adı, O ses Türkiye'de de çok çıkardı neyse salla şimdi.
kulağa güzel geliyordu ama şaşırdık. hayırdır lan ayin gibi nedir bu dedik. hatta pazar sabahı kilisede çalacakları şarkıya mı hazırlanıyorlar diye dalga geçerken ses 23:00'de bitti. (buralarda 8:00 öncesi-23:00 sonrası ses için hassas olunan saatler)

Sabah rüyamda ay…